femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
Anayasa İslama mı uyacak?! Reviewed by Momizat on . Örsan K. Öymen AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın geçen hafta düzenlediği 6. Din Şûrası’nda, Türkiye Cumhu Örsan K. Öymen AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın geçen hafta düzenlediği 6. Din Şûrası’nda, Türkiye Cumhu Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » Anayasa İslama mı uyacak?!

Anayasa İslama mı uyacak?!

Örsan K. Öymen

AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan,
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın geçen hafta düzenlediği 6. Din Şûrası’nda,
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ilkelerinden birisi olan ve Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası’nda yer alan laiklik ilkesi açısından, en sorunlu konuşmalarından
birisini yapmıştır.

Laiklik, dinin, devlet, siyaset, hukuk, eğitim işlerine
karışmaması ve bu koşulla, devletin dini inanç ve ibadet özgürlüğünü güvence
altına almasıdır. Laiklik dini ortadan kaldırmaz, ancak dinin yetki alanına bir
sınır çeker.

Anayasanın 2. maddesine göre, Türkiye Cumhuriyeti
“demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti”dir.

Anayasanın 14. maddesinde de şu yazılıdır: “Anayasada yer
alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti
ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.”

Anayasanın 24. maddesinde de şu yazılıdır: “Kimse, devletin
sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din
kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama
amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince
kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.”

Erdoğan 9 Temmuz 2018 tarihinde TBMM’de şu andı içmiştir:

“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, devletin varlığı ve
bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve
şartsız egemenliğini koruyacağıma, anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye,
Atatürk ilke ve inkilaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma,
milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin
insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden
ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve
üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle
çalışacağıma, büyük Türk milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine
and içerim.”

Erdoğan, 6. Din Şûrası’nda ise şunları söylemiştir:

“Dinimiz İslam, hayatın tüm alanlarını kuşatan, kucaklayan,
ihata eden kurallar, yasaklar manzumesidir. Ticaretimizden beşeri
münasebetlerimize, eğitim öğretimden evliliğe, temizlikten kılık kıyafete,
yaşantımızın her safhasını düzenleyen bir dine inanıyoruz.

Zaman ve şartlar değişse de, İslamın nasları
değişmeyecektir. Nerede ve hangi zamanda yaşarsak yaşayalım, kelimeyi şehadet,
namaz, oruç, hac, zekât bizler için farzdır ve öyle kalacaktır. Faiz, yalan,
zulüm, kibir, iftira, tecessüs, zan, hırsızlık, masumu öldürmek ise yasak olmaya
devam edecektir. Hangi sebeple olursa olsun Kuran’ın emirlerini yok saymak,
hafife almak veya hükümsüz kılmak bir Müslümana yakışmaz. Dolayısıyla dinde
ekleme çıkarma, yani bidat olmaz. ‘Bana uymuyor, zamana uymuyor, hoşuma
gitmiyor, aklım almıyor’ bahanesiyle kimse nasları inkâr edemez. Çünkü bir
Müslüman dinini hayatın şartlarına göre değil, hayatını inancının esaslarına
göre uyarlamakla mükelleftir.

İslam bize göre değil, biz İslama göre hareket edeceğiz.
Nefsimize ağır gelse de hayatımızın merkezine dönemin koşullarını değil,
dinimizin hükümlerini yerleştireceğiz. Elbette bu süreçte aşırılığa, ifrata ve
tefrite de kaçmayacağız. Özellikle dini, hayattan tecrit eden, sadece belli
kalıplara, şekillere, davranışlara hapseden dogmatik bir anlayışa itibar
etmeyeceğiz.”

“Faiz, yalan, zulüm, kibir, iftira, tecessüs, zan,
hırsızlık, masumu öldürmek” konularında AKP hükümetinin üzerine düşeni yapıp
yapmadığı, ayrıca dinin bu ilkelerden ibaret olup olmadığı ve dinin kendisinin
dogmatik olup olmadığı tartışması bir yana, Erdoğan, “Biz İslama göre hareket
edeceğiz” derken, “biz” ifadesiyle kimi kastetmektedir? Kendisini mi,
Müslümanları mı, Müslümanlığın Sünni mezhebinden olanları mı, laiklik ilkesini
benimsemiş Müslümanları mı, laiklik ilkesine karşı çıkan köktendincileri mi,
tüm vatandaşları mı, devleti mi, hükümeti mi?

Anayasa mı İslama uyacaktır, yoksa İslam mı anayasaya
uyacaktır?!

www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1705608/anayasa-islama-mi-uyacak.html

Scroll to top