femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
Almanya’da ‘Türk Karşıtlığı’ Martin Luther’e Kadar mı Uzanıyor? Reviewed by Momizat on . Protestanlığın kurucusu olarak bilinen Martin Luther’in reformları, Almanya tarihinde ilk kez tüm ülke çapında ‘Reformasyon Bayramı’ adı altında resmi tatil ola Protestanlığın kurucusu olarak bilinen Martin Luther’in reformları, Almanya tarihinde ilk kez tüm ülke çapında ‘Reformasyon Bayramı’ adı altında resmi tatil ola Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Haberler » Almanya’da ‘Türk Karşıtlığı’ Martin Luther’e Kadar mı Uzanıyor?

Almanya’da ‘Türk Karşıtlığı’ Martin Luther’e Kadar mı Uzanıyor?

Protestanlığın kurucusu olarak bilinen Martin Luther’in reformları, Almanya tarihinde ilk kez tüm ülke çapında ‘Reformasyon Bayramı’ adı altında resmi tatil olarak kutlanıyor. Kiliselerde özel ayinlerle kutlanan günün nedeni, rivayete göre Luther’in bundan tam 500 yıl önce 31 Ekim 1517’de, o dönemin Katolik Kilisesi’nin uygulamalarına karşı hazırladığı 95 maddeden oluşan tezlerini Wittenberg’deki ‘Schlosskirche’ kilisesinin kapısına çivilemesi.

Martin Luther’le ilgili yıl başından bu yana sergiler düzenlenmiş, reformlarını anlatan toplantı ve programların bir çoğu televizyon kanallarında ekranlara taşınmıştı. ‘Reformasyon Bayramı’ etkinliklerinin doruk noktası Wittenberg’de Başbakan Angela Merkel’in konuşmacı olarak katıldığı resmi tören oldu. Babası eski Doğu Almanya döneminde Protestan Kilisesi’nde papaz olan Merkel, Luther’i “aydınlanma çağının önünü açan ve insanlığın özgürlük özleminin simgesi” olarak tanımladı. Merkel, Luther’in başlattığı reform hareketinin çok güçlü yanları olduğunu, ama aynı zamanda Yahudiler konusunda hataları bulunduğunun da unutulmaması gerektiğini belirtti.

Katolik Kilisesi’nin başta günah çıkarma ve ölümden sonra cennete gitme belgesi anlamına gelen ‘endüljans satışı’ olmak üzere bazı uygulamalarının insanların inancını istismar ettiğini düşünen Luther, ‘95 Maddelik Tez’ isimli eleştirilerini Wittenberg’deki kilisenin kapısına çiviledikten sonra, kısa sürede çok sayıda taraftar kazanarak ‘Protestan Kilisesi’nin kurulmasına, bir başka deyişle o zamana kadar Hristiyanları temsil eden tek kurum olan Katolik Kilisesi’nin bölünmesine önayak oldu.

Luther’in tezleriyle birlikte Avrupa’da Hıristiyanlık, Katoliklik ve Protestanlık olmak üzere iki mezhebe ayrıldı. Almanya’da başlayan Protestanlık, İngiltere, Fransa, İsveç, Norveç ve Danimarka gibi ülkelere, daha sonra ise göç eden Avrupalılarla Amerika’nın kuzeyine de yayıldı. Bugün dünyada 800 milyon kişinin Luther’in tezleriyle ortaya çıkan Protestanlığa ve onun etkisi altında olan Prespiteryen ve Anglikan kiliselerine inandıkları belirtiliyor.

Protestanlarla Katolikleri ayıran özelliklerin başında Protestanlar’ın Papa’nın üstünlüğünü kabul etmemeleri geliyor. Katolikler ise Papa’yı İsa’nın 12 havarisinden biri olan Petrus’un halefi olarak görüyorlar. Bir diğer özellik ise Katolik kilisesinde rahiplerin evlenememesi veya cinsel ilişkiye girmelerinin yasak olması. Martin Luther o zamanki yasağı hiçe sayarak evlenerek, Katolik Kilisesi’nin en önemli tabularından birini yıkan isim.

1483’de doğan ve 1546 yılında ölen Luther papalık ve Katolik Kilisesi karşıtlığı kadar Türk ve Yahudi karşıtlığı ile de bilnmekte. Yahudiler’i, Katolik Kilisesi’ne karşı çıkmamakla, faiz alarak halkı sömürmekle suçlayan Luther’in, Yahudiler’in ‘imha edilmesini’ talep edecek kadar ileriye giden antisemitik yazı ve kitapları da var. Çok sayıda saygın tarihbilimci, Adolf Hitler ve Nazilerin Yahudi karşıtı propagandalarında ve soykırım uygulamalarında Luther’in yazılarından yararlandığını savunuyorlar. Luther’in, zamanının politik koşullarından yola çıkarak, Türkleri “günahkar Hıristiyanlar’a Tanrı tarafından verilmiş bir ceza ve şeytan” olarak nitelendirdiği, Almanlar’ı ‘Türk duaları’ ve kiliselerde verilecek ‘Türk vaazları’ ile Türkler’den koruması için Tanrı’ya dua etmeye çağırdığı biliniyor. O dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun politik ve askeri iktidarına karşı Türk karşıtlığı başta Almanya olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinde doruk yapmıştı. Alman basınında ‘Reformasyon Bayramı’ nedeniyle çıkan çok sayıda yazı ve yorumda, Luther’in Türk karşıtlığını düşüncelerinin temeline yerleştirerek, sistemleştirdiği, görüşlerinin yüzyıllar boyunca toplumun bir bölümünde varlığını sürdürdüğü ve Protestan Kilisesi’nin bu konuda yeteri kadar özeleştiride bulunmadığı vurgulandı.

Cem Dalaman-Voa

Scroll to top