AİHM’de dünden bugüne ‘Yargıç’ seçimi Reviewed by Momizat on . Bir 10 seneden beri AİHM’de Türkiye’nin Yargıç seçimi hep ‘sorunlu’ oldu. Son seçimde ise ender bir durum yaşandı ve bir üye ülkenin Yargıç adayları tam üç kez Bir 10 seneden beri AİHM’de Türkiye’nin Yargıç seçimi hep ‘sorunlu’ oldu. Son seçimde ise ender bir durum yaşandı ve bir üye ülkenin Yargıç adayları tam üç kez Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » AİHM’de dünden bugüne ‘Yargıç’ seçimi

AİHM’de dünden bugüne ‘Yargıç’ seçimi

Bir 10 seneden beri AİHM’de Türkiye’nin Yargıç seçimi hep ‘sorunlu’ oldu. Son seçimde ise ender bir durum yaşandı ve bir üye ülkenin Yargıç adayları tam üç kez reddedildi.

Son dönemlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) Türkiye açısından ‘olağanüstü’ bir durum yaşanıyor. Türkiye’nin görev süresi dolan Işıl Karakaş’ın yerine önerdiği yargıç adayları ‘yetersiz’ bulundu ve reddedildi.

Üçüncü kez vuku bulan bu durum AİHM’de sık rastlanmıyor.

Karakaş’ın görev süresi 30 Nisan 2017’de dolmuştu. Kural gereği AİHM yargıçlığı için ülkelerin en az biri kadın olmak üzere üç aday göstermesi gerekiyor.

Mülakata bile gerek duymadı

Türkiye yeni yargıcı belirleyecek Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne (AKPM) geçen Aralık 2016’da İnsan Hakları Daire Başkanı Dr. Hacı Ali Açıkgül dahil üç adaylı liste iletmiş, ancak AKPM adayların yeterli olmadığına hükmetmişti.

Bunun üzerine Türkiye, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Ergin Ergül, daha önce Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı yapan ve halen Yargıtay üyeliğini yürüten Basri Bağcı ve Hollanda’da yaşayan avukat Fatma Arslan’ı aday göstermişti.

AKPM ikinci listeyi, ‘Mülakata bile gerek duymadan’ geri çevirdi ve buna adayların ‘gerekli koşulları taşımadıkları’ gibi bir gerekçe gösterdi.

Türk Hükümeti ise adaylarda ‘ısrar’ etti. Listeyi değiştirmek yerine sürecin bir sonraki aşamasına ‘aynı isimlerle’ geçmeyi kararlaştırdı.

Mülakatı yapan komite, AKPM Genel Kurulu’na listenin ‘reddi’ yönünde tavsiyede bulundu..

Açıklanmayan kulis gerekçesi

Böylelikle AİHM’de ve AKPM’de, Türkiye açısından da, bir üye ülke açısından da ‘nadir bir durum’ yaşanarak bir ülkenin listesi üç kez reddedilmiş oldu.

Gerekçe ‘yeterli değiller’ idi ama acaba gerçek durum böyle miydi? AİHM çevrelerinden sızan bilgilere göre, Türkiye’nin listesinin çevrilmesindeki en önemli etken, hükümetin kendisine bağlı çalışan bürokratlarını Strasbourg’a göndermek istemesiydi. Diğer neden ise adaylardan Fatma Arslan’ın başörtülü olmasıydı. AİHM’in kamu alanında başörtüyü bir ‘siyasal simge’ olarak nitelendirdiğine yönelik kararının bunda etkili olduğu konuşuldu. Ve süreç ‘sil baştan’ oldu.

Olaylı seçim süreçleri ve perde arkası

AİHM’de Türkiye yargıcının seçimleri özellikle son dönemlerde hep ‘olaylı’ ve ‘bol kulisli’ oldu. Daha önce Şeref Gözübüyük, daha sonra Feyyaz Gölcüklü ve sonra da Rıza Türmen’in Türkiye adına yargıç olarak görev yaptığı AİHM’de halen Işıl Karakaş bu görevi yürütüyor.

Tamı tamına 35 yıl boyunca AİHM ve Avrupa’nın diğer kurumlarını yakından izledim. Geriye dönüp baktığımızda AİHM’de ki Türkiye yargıçlığı seçimlerinin ‘perde arkası’ bilgilerini şu şekilde özetleyebilirim:

– Rıza Türmen, Avrupa Konseyi’nin Türkiye Daimi Temsilcisi, yani ‘Türkiye Büyükelçisi’ olarak görev yapmaktaydı. O dönemde hem Türkiye’nin hem de Slovakya’nın büyükelçilerinin ‘Yargıç’ olarak önerilmeleri, Avrupa Konseyi içinde ‘Büyükelçilik Yargıçlık öncesi bir görev midir?’ söylenmelerine neden olmuştu. Ancak bu seçim yine de sorunsuz gerçekleşti.

– Rıza Türmen’in yerine yapılan seçimde ise adaylar arasında ‘dengesizlik’ olduğu gerekçesiyle Türkiye’nin listesi ilk kez geri çevrilmişti. 2007 yılında sunulan ve Prof. Dr. Ruşen Ergeç, Prof. Dr. Mustafa Erdoğan ve Prof. Dr. Arzu Oğuz’dan oluşan liste, Ergeç ile diğer adaylar arasında ‘çok fazla seviye farkı olduğu’ gerekçesiyle iade edilmiş, bu liste AKPM’nin Türkiye’nin kendilerine ‘bir adayı’ dayattığı yönünde eleştirisine mazhar olmuştu. Ruşen Ergeç Avrupa’da bu konuda ‘büyük bir otorite’ olarak tanınıyor.

– Bu arada 2007’de Türk Hükümeti’nin AİHM’e sunduğu listede yer almaması ve ‘yeniden aday gösterilmemesi’ Rıza Türmen’in tepkisine neden olmuştu. Türmen, çeşitli demeçlerle hükümeti eleştirmişti. Bu demeçlerin, AİHM davalarında ‘Taraflardan biri olan’ hükümete eleştirel sözler olması nedeniyle bir yargıcın ‘tarafsızlığı’ ilkesine aykırı olduğu yönünde görüşler ileri sürülmüştü.

– Bir sonraki listede yer alan Prof. Dr. Işıl Karakaş’ın seçilmesi için, hükümetle o dönemlerde ‘flört’ halinde olan liberal yazarların, AK Parti milletvekilleri nezdinde sürdürdükleri kulisin büyük etkisi oldu. Işıl Karakaş’ın, ‘Liberal Yazarlar’ arasında bulunan Eser Karakaş’ın eşi olması, hükümete yakın olan liberal kesimin desteğine neden oldu. AKPM içinde görev yapan AK Parti milletvekilleri bu desteği üstlendiler ve yoğun kulis faaliyeti yaptılar. Şimdi ise devran değişti ve hükümet o dönemde AK Parti milletvekillerinin ‘kulis’ine neden olan o kesimle arasına ‘FETÖ’cü oldukları’ iddiasıyla ‘ciddi mesafe’ koydu.

Yeni üç aday

1 Mayıs 2008’de göreve başlayan Işıl Karakaş’ın görev süresinin 30 Nisan 2017’de sona ermesi gerekiyordu. Ancak şimdi süreç uzadı.

Gelen bilgiler, AİHM’de görev yapacak yeni Türk yargıcın seçimi için başka üç ismin belirlendiği yönünde. Hükümetin önerdiği adaylar arasında Prof. Necati Polat da bulunuyor. Listede ayrıca Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Selami Kuran ve Almanya’da eğitimin almış ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi olarak görev yapan Selma Öztürk Pınar bulunuyor.

Her şey yolunda giderse bu üç adaydan biri en geç Nisan 2018’de seçilip görevine başlayabilir.

AİHM bizim demokrasimizi, biz de AİHM’deki kulisleri izlemeye devam ediyoruz…

Zeynel Lüle-T24

Scroll to top