AB’nin ekonomi izleme mekanizması…İtalya ve AB arasındaki bütçe krizi Reviewed by Momizat on . Reddedilen İtalyan bütçe tasarısında bütçe açığı 2.4 olarak öngörülmüştü, yani Maastricht Anlaşması ile belirlenen yüzde 3 sınırının altında bir açık hedeflenmi Reddedilen İtalyan bütçe tasarısında bütçe açığı 2.4 olarak öngörülmüştü, yani Maastricht Anlaşması ile belirlenen yüzde 3 sınırının altında bir açık hedeflenmi Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » AB’nin ekonomi izleme mekanizması…İtalya ve AB arasındaki bütçe krizi

AB’nin ekonomi izleme mekanizması…İtalya ve AB arasındaki bütçe krizi

Reddedilen İtalyan bütçe tasarısında bütçe açığı 2.4 olarak öngörülmüştü, yani Maastricht Anlaşması ile belirlenen yüzde 3 sınırının altında bir açık hedeflenmişti. Ancak Komisyon, İtalya’nın daha önce Komisyon tarafından yapılan tavsiyelere uymaması ve kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 60 sınırının çok üzerinde olması gerekçeleri ile reddetti.
23 Ekim 2018’de, Avrupa Birliği Komisyonu, İtalya’nın sunduğu bütçe tasarısını reddetti. Bu Birlik tarihinde bir ilk idi. İlk kez bir üye devletin bütçesine, yani ulusal düzeyde kamu geliri ile harcama tercihlerinin nasıl şekilleneceğine, ulus-üstü bir kurum olan Komisyon müdahale etmiş oldu. İtalyan bütçesinin Komisyon tarafından reddi, Avrupa entegrasyon teorileri açısından ilginç tartışmaları tetikleyecektir. Ancak somut süreci anlayabilmek için Avrupa Birliği’nin (AB) neoliberal teknokratik mimarisine daha yakından bakmak gerek.

AVRUPA BİRLİĞİ’NİN EKONOMİK İZLEME MEKANİZMASI

2008 küresel finansal krizi ABD kökenli idi. Ancak krizin Avrupa’ya yansıması gecikmedi. Özellikle 2010 ile 2012 arasında Avrupa’da pek çok firma iflası eşliğinde bu sefer üye ülkelerin iflasın eşiğine gelmesi gündeme geldi. Küresel krizin Avrupa ayağının nasıl şekillendiğine girmiyorum. Dileyen okuyucu, meslektaşım Ali Rıza Güngen ile birlikte yazdığımız ve yakında genişletilmiş üçüncü baskısı çıkacak olan ‘Finansallaşma, Borç Krizi ve Çöküş: Küresel Kapitalizmin Krizi’ kitabımıza bakabilir. Ancak burada, kriz sonrası AB’de oluşturulan izleme mekanizmasına değinmek istiyorum. Zira İtalya’nın karşılaştığı bütçe krizi, bu mekanizmanın işlemesi sonucunda ortaya çıktı.

Üye ülkelerin kamu bütçe açıklarının milli gelire oranının yüzde 3’ü, toplam kamu borcu oranının da yüzde 60’ı geçmemesi gerektiği, 1992 yılındaki Maastricht Anlaşması’na dayanıyor. Anlaşmada üye ülkelere böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeni, ileride geçilmesi planlanan ortak para biriminin uygulanabilmesi için üye ülke ekonomilerinin birbirine daha yakınlaşmasını sağlamak olarak belirlenmişti.

Bu ilke doğrultusunda, 1997 yılında kurulan İstikrar ve Büyüme Sözleşmesi (Stability and Growth Pact) ise, ulusal düzeydeki maliye politikalarının ve genel olarak ekonomi politikalarının izlenmesini ve bunların Maastricht Anlaşması’ndaki sınırlara uyup uymadığının tespit edilmesini amaçlıyordu.

2008 krizi sonrasında ise bu yapı daha da sıkılaştırıldı ve 2011 yılında Altılı Sözleşme (Six Pact) imzalandı. Zira krizin etkisiyle, daha doğrusu, iflas eden firmaların borçlarının devlet tarafından üstlenilmesi ya da özel zararın kamuya transfer edilmesi sonucunda 27 üyeden 23’ünde Maastricht Anlaşması’ndaki sınırlar aşılmıştı. Altılı Sözleşme, daha öncekilerden farklı olarak Komisyon’a ve Konsey’e makroekonomik dengesizlik ya da borç ve bütçe sınırlarının aşılması durumunda önleyici önerilerde bulunma ve düzeltici tedbirler alma yetkisi vermişti. İşte önceki gün İtalya’nın bütçesinin AB Komisyonu tarafından reddedilmesinin gerisinde bu mekanizmanın işleyişi yatıyor.

https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2018/10/25/italya-ve-ab-arasindaki-butce-krizi/

Scroll to top