ABHaber’den Ömer Çelik ve Mehmet Şimşek’e açık mektup Reviewed by Momizat on . Göçmen akını nedeniyle varoluşsal bir kriz yaşayan AB’nin içinde bulunduğu durum Brüksel’de herkesi düşündürüyor.AB’de kimse kartları açık oynamadığından ileris Göçmen akını nedeniyle varoluşsal bir kriz yaşayan AB’nin içinde bulunduğu durum Brüksel’de herkesi düşündürüyor.AB’de kimse kartları açık oynamadığından ileris Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Yorum Analiz » ABHaber’den Ömer Çelik ve Mehmet Şimşek’e açık mektup

ABHaber’den Ömer Çelik ve Mehmet Şimşek’e açık mektup

Göçmen akını nedeniyle varoluşsal bir kriz yaşayan AB’nin içinde bulunduğu durum Brüksel’de herkesi düşündürüyor.AB’de kimse kartları açık oynamadığından ilerisi için neler olacağını kestirmek zor.Ancak yeri gelmişken hemen bir kez daha şunu söyleyelim artık karşımızda eski ‘AB’ yok.Bundan sonra Türkiye’nin karşısında çok farklı bir AB olacak.Ankara hala eski AB ile tesis ettiği ilişkileri sürdürmekte ısrar ederse ‘Şantaj’cı konumuna oturtulmaya devam edilir.O açıdan Türkiye’nin 50 yılı geçen AB ilişkilerini tümüyle ‘upgrate’  etmesi gerekiyor.Türkiye AB ilişkilerinin çok acilen kavga ve sinir ortamından uzaklaştırılması lazım.Türkiye’yle sinir ve kavga ortamı oluşturularak Ankara’nın köşeye sıkıştırılması maalesef AB’nin klasik bir politikası oldu.

Brexit fazla bir şeyi değiştirmez.AB’de refom olmazsa yola devam edilmesi çok zor

Burada şunuda söylememiz gerekiyor ‘Brexit’ sonucu ne olursa olsun AB krizi aşmak için adımlar (reform) atmak zorunda.İngiltere AB’de kalsa veya çıksa çok fazla bir şey değişmez.Eğer AB gerekli reformları yapmazsa yoluna devam etmesi imkansız hale gelir.AB’nin mevcut bu yapısıyla yoluna devam etmesi hem Avrupa hemde dünya gerçekleri göz önüne alındığında çok zor.İngiltere önümüzdeki 20 yıl ve fazlasının hesabı içinde.Önümüzdeki dönemde dünya ekonomisinin yarısı Çin ve Hindistan ağırlıklı olacak.Fazla bir söze gerek yok.Merkel niçin kabinenin yarısıyla Çin’e gitti? AB’nin Asya ve Latin Amerika ticaret anlaşmaları Türkiye’nin kaç katı?

Türkiye’nin mevcut devlet yapısıyla sorunları çözmek çok zor

Türkiye’nin en büyük sorunu dünyada (2.dünya savaşı sonrası)  oluşturulmuş sisteme karşı pozisyon alacak ve buna göre yapılandırılmış bir devlet (sistem) yapısı yok. Hemen bir örnek verelim.İngiltere bir yıl öncesine kadar Türkiye’nin AB üyeliğini sözüm ona 50 yıldır destekliyordu.Birden Türk-Alman yakınlaşması ve vize serbestisi müzakereleriyle Brexit gündeme gelince hep bir ağızdan İngiltere’de Türkiye’nin AB üyeliği karşıtlığı gündeme geldi.İngiltere’de siyasi,bürokrasi, sivil toplum ve basın  (ezici çoğunlukta)…vs   Türkiye’nin AB üyeliğine karşı tavır aldı.Bu sizce bir rastlantı mı? İşte oyun böyle oynanıyor.İngiltere örneğinde görüleceği gibi bir yerden düğmeye basılıyor 50 yıldır Türkiye’nin AB üyeliğini destekliyoruz söylemleri ertesi gün hep bir ağızdan tam tersi söyleme dönüşebiliyor.Bu iş Almanya ve diğer büyük ülkelerde de böyle.Tabi biz bunları 25 yılı aşan hem teori hem pratiğini yaşamış AB koridorları tecrübesiyle söylüyoruz.Bunları yaşamadan anlayamazsınız.

Gümrük Birliği’nin güncelleştirilmesi için Türkiye artık bir saat bile bekleyemez

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, ‘’Gümrük Birliği’nin hizmetler, tarım ve kamu alımlarını da içerecek şekilde güncellenmesine ilişkin etki analizlerinin hem AB hem de Türkiye tarafından yapıldığını belirterek, “En geç 2017’nin başlarında resmi görüşmelerin başlayacağını umuyoruz” açıklamasının altını çiziyoruz.

Sayın Mehmet Şimşek Türkiye oluşan bu şartlarda Gümrük Birliğini güncelleştirmek için 2017’yi beklememeli.Bu konuda çok ama çok zaman kaybedildi.Bu iş böyle sürdürülemez.Ne yapıp edip Dışişleri, AB Bakanlığı,Dış Ticaret müsteşarlığı …vs ilgili kurumları içine alacak koordinasyonu iyi sağlanmış bir ekip oluşturulup AB’nin kapısına biran önce dayanıp bu işi başlatmak gerekiyor.

Bakın Merkel, AB’nin mülteci sorununu çözmek için bütün işini gücünü bırakıp Türkiye’ye gelip nasıl müzakerelerde bulundu.Türkiye bu klasik bürokrasi modeliyle 53 yıldır AB kapılarında fazla bir şey almadan bekletiliyor.Niçin 2017 bekliyoruz?

Ne yapıp edip Türkiye’nin seferberlik halinde ‘Gümrük Birliği’ni güncellemesi gerekiyor.Geçen bir gün bile kayıptır. Gümrük Birliği AB tarafından öteleniyor.Bunun başlıca iki sebebi var.Birincisi bazı AB üyesi ülkelerin haksız rekabet ve anti damping uygulamalarına (bilhassa hizmet ve tarım ürünleri,tır kotaları…vs) devam etmek istemesi.Diğeri ise ABD’yle TTIP görüşmelerin sonuçlanması bekleniyor.Nasıl Merkel mülteci konusunda duyarlıysa Türkiye’de ‘Gümrük Birliği’nin güncelleştirilmesi konusunda çok daha duyarlı olmalıdır.Bu iş vize serbestisinden çok daha önemlidir.Bir kez daha söyleyelim ‘Gümrük Birliği’nin güncelleştirilmesi vize serbestisinden çok daha önemlidir.

Türkiye ‘Gümrük Birliği’nin günceleştirilmesi için çok ama çok zaman kaybetti.Merkel’in yaptığı gibi AB kapılarına dayanıp.Tır kotaları,Türkiye’nin çok önemli ihraç ürünü olan tarım ürünleri vs… artık önünü açmak gerekiyor.Eğer ‘Gümrük Birliği’nin güncelleştirilmesini AB’den beklerseniz  bugüne kadar olduğu gibi AB kapılarında bekletilir durursunuz.Ne yapıp edip bu işe bir ara formül üretmek zorundasınız.Ölümden başka herşeyin çaresi var.AB’ye ‘Gümrük Birliği’nin güncelleştirmesini bırakırsanız 2020’leri bulursunuz.AB Türkiye’nin çıkarını düşünmez.Bu gayet doğal.Hakkınızı ısrarla arayacaksınız.

Tekrar söylüyoruz Türkiye ‘Gümrük Birliği’ni güncelleştirmek için bir saat bile bekleyemez. Türkiye’nin inisiyatif alması lazım.AB’yle Merkel’in vize konusunda yaptığı gibi ısrarla Türkiye’nin Brüksel ile zaman kaybetmeden masaya oturması lazım.Bu çerçevede TTIP’e Türkiye’nin dahil olması birinci gündem maddesi yapılmalıdır.

Eski AB Bakanı Volkan Bozkır’a göreve atandığı gün söylemiştik.’Gümrük Birliği’ni acilen güncelleştirin diye.Tarih 11 Eylül 2014 buyrun okuyun:

www.abhaber.com/abhaber-analiz-jean-claude-junckerjohannes-hahn-ve-coken-turkiye-ab-iliskileri/

Aradan neredeyse 3 yıl geçmek üzere.Hala daha Gümrük Birliği güncelleştirilecek.Merkel kabinesinin yarısıyla Çin’e çıkartama yaparak ticari ilişkileri dahada geliştirmek için önemli ticari anlaşmalar imzaladı.Biz hala ‘Gümrük Birliği’ni güncelleştireceğiz.Eğer bu iş mevcut bürokratlarla yapılamıyorsa başkaları yapar.Bu iş kadar basit.Türkiye AB süreci bu şekilde götürülemez.Herkes işini yapmak zorunda.Bakın AB-Meksika ilişkileri nereye gelmiş:

www.abhaber.com/abhaber-analizab-isi-birbilgi-isidir-ticaretin-dogru-durust-ele-alinmadigi-ab-surecinde-bosuna-harcanan-yillar/

AB Bakanı Çelik vize konusunda inisiyatif almalı

AB Bakanı Ömer Çelik’in önünde çok zor bir süreç var. Buradan bir öneride bulunalım.Türkiye’nin acilen vize konusunda (bugüne kadar elde ettiği haklar ve AB’nin aldığı kararları gündeme getiren) haklılığını ortaya koyan ‘’ Vize Türklere lütuf değil haktır’ başlığıyla AB kamuyoyu başta olmak üzere siyasi,bürokrasi,sivil toplum örgütleri,basın, …vs bilgilendirmesi gerekiyor.En az İngilizce, Fransızca,Almanca ve İspanyolca dillerinden çok acilen AB-Türkiye vize sürecini anlatan online websitesi hayata geçirilmeli.

AB’de vize konusunda iş nereye gidiyor şimdiden söyleyelim.Türkiye vize serbestisi konusunda AB’de şantajcı,tehdit…vs yapan bir konuma sokulduktan sonra.Kapalı kapılar ardında ikinci bir adım atılma planları yapılıyor.Oda müzakere sürecini askıya almak.

Ne oldu Türkiye AB’ye gidip bir (vize serbestisi) anlaşma yapalım demedi.Merkel Türkiye’ye geldi daha sonra bir uzlaşı ortaya çıktı.Bu süreçte Türkiye birden şantajcı oldu …vs .Sonuçta hem AB Türkiye’yle anlaşma istiyor ama aynı anda AB’de Türkiye şantajcı konuma sokuluyor.Oynanan oyun bu.Peki Türkiye ne yapmalı? İlk etapta Avrupa basınına Türkiye’nin acilen Brüksel-Ankara vize sürecini çok kısa yoldan anlatması gerekiyor.Neler yapılması gerektiğini siz göreve atanmadan kısa bir sure öncesi gündeme getirdik.

www.abhaber.com/abhaber-analiz-abye-vize-serbestisinde-gelinen-nokta-hakliyken-santajci-duruma-dusmek/

Türkiye’nin ne yapıp edip AB kurallarına göre oyunu oynaması gerekiyor.AB tarafıyla kavga ve  sert demeçlerden uzak diplomatik bir anlayışla hareket edilmesi gerekiyor.Sonuçta Türkiye’nin müzakere masasını terkedip gitmesi isteniyor.Burda oynan oyun şu.AB bir blok halinde Türkiye’yle karşı karşıya getirilmek isteniyor.Brüksel’de Türkiye vize serbestisine uymadı müzakereleri keselim görüşü ağırlık kazanmış durumda.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 53 yıldır AB kapılarında bekletiliyoruz diyor.Siz AB’nin yerinde olsanız ne yaparsınız? Herkes kendi çıkarını düşünüyor.Türkiye kendi çıkarını düşünmezse AB veya başkaları hiç düşünmez.53 yıl sonra gelinen nokta bizlere herşeyi çok ama çok iyi anlatıyor.

İşin çok acı bir tarafı ise muhalefetin yapması gerekeni biz yapıyoruz.CHP,MHP,HDP’nin söylemesi gerekenleri biz söylüyoruz.Bu partilerde bir kişiyi kenara koyarsak AB’yi doğru dürüst bilen milletvekili yok.Türkiye’de siyaset hakaret, hamaset, kavga,itham,sabah akşam eleştiri…vs temelinde yapıldığı için maalesef Türkiye AB tarafından 53 yıldır çok fazla bir şey almadan AB kapılarında avutuluyor.

Avrupa’da ise siyaset böyle yapılmıyor.CDU’lu Merkel ile SPD’li Gabriel nasıl siyaset yapıyor.?Avrupa Parlamentosu başkanı SPD’li Martin Schulz CDU’lu Merkel’e hiç karşı çıkmış mı? İngiltere’ye bakın.Oyun böyle oynanıyor.Onun için Almanya,İngiltere….vs büyük ülke.

İyi hafta sonları dileğiyle

Scroll to top