AB ile Gümrük Birliği’nde, Türkiye, hala, dersini bilmiyor Reviewed by Momizat on . Güven Sak Almanya başbakanı Angela Merkel geçen Perşembe Türkiye’deydi. Bundan önce Nisan 2016’da Türkiye’ye gelmişti. Nisan 2016’dan Şubat 2017’ye dünya değişt Güven Sak Almanya başbakanı Angela Merkel geçen Perşembe Türkiye’deydi. Bundan önce Nisan 2016’da Türkiye’ye gelmişti. Nisan 2016’dan Şubat 2017’ye dünya değişt Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » AB ile Gümrük Birliği’nde, Türkiye, hala, dersini bilmiyor

AB ile Gümrük Birliği’nde, Türkiye, hala, dersini bilmiyor

Güven Sak
Almanya başbakanı Angela Merkel geçen Perşembe Türkiye’deydi. Bundan önce Nisan 2016’da Türkiye’ye gelmişti. Nisan 2016’dan Şubat 2017’ye dünya değişti. İngiltere, Avrupa Birliği (AB)’den ayrılmaya karar verdi. Amerika’da Donald Trump başkan seçildi. Türkiye’de askeri darbe teşebbüsü oldu. Çok şey değişti.

Merkel, Türkiye’nin başkenti Ankara’dan, Malta’nın başkenti Valetta’ya geçti. Cuma günü Valetta’da yapılan, Avrupa Birliği (AB) liderleri toplantısına katıldı. Bu gayrı resmi toplantıda, Mart ayında, resmi bir AB Liderler Zirvesi yapılması ve bir deklarasyon yayınlanması kararlaştırıldı. Merkel’in açıklamalarına bakılırsa, AB’nin farklı hızlarda ve farklı düzeylerde entegrasyona imkân veren yeni bir yapı kazanması önümüzdeki zirvenin ana konularından biri olacak gibi duruyor. AB sürecinin herkese aynı ceketi giydirmemesi, farklı işbirliği biçimlerine de imkân tanıması, Brexit sonrasının, temel konularından biri olacak gibi duruyor.

Aslında AB’nin kendisini yeniden gözden geçirmesi ve tek tip entegrasyon stratejisini bir kenara bırakması, Türkiye için de bir fırsat sunuyor doğrusu. Ben bunu öncelikle bir tefekkür fırsatı olarak görüyorum. İkinci olarak ise, Brexit ve AB’nin tefekkür sürecini, Gümrük Birliği çerçevesindeki asimetriyi düzeltmek için bir fırsat olarak kullanmak mümkün olabilir. Hep demiyor muyuz, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşma (STA)’larına Türkiye uyuyor, pazarını açıyor ama o STA’ların AB firmalarına sağladığı imkânlardan Türk firmaları yararlanamıyor. Ayrıca AB, Türk firmalarını da düşünerek, üçüncü ülkelerle STA’ları müzakere etmiyor. Asimetri işte. Onlar müzakere ederken bizi düşünmüyor, biz onların müzakerelerinin sonuçlarına uyuyoruz.

Türkiye’nin AB söz konusu olduğunda ne istediğini, neden istediğini ciddi bir biçimde yenide düşünmesi gerekiyor. Doğrusu ya, “Sen bana 1963 Ankara Anlaşması ile bir söz vermiştin, hani evlenecektik, öyle demiştin” argümanı artık hiç de ciddi durmuyor. Türkiye, eğer tam üyelik işinde ciddiyse, nasıl adımlar atacağını düşünmeli. Yok, Brexit fırsatından yararlanarak, İngiltere ile birlikte, AB ile, yeni ve farklı bir müzakere sürecine girecekse, yine ne istediğini önceden belirlemeli. Şimdi resme bakın. AB en azından 10 yıllık geleceği ile ilgili bir çerçeve çizmeye çalışıyor. Türkiye, öyle hareketsiz duruyor. AB’nin kendisi, AB’nin yakın geleceğine odaklanmışken, Türkiye, bıkkınlık verici bir “hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten” kompozisyonu çiziyor doğrusu. Gelin bir anlatayım, son günlerde aklıma takılanı.

Geçen Aralık ayında, İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV), AB ile Gümrük Birliği’nin güncellemesi konusunda bir anket çalışması yayımladı. İKV, 1965’te kuruldu. Dolayısıyla, İKV, Türkiye’nin AB sürecinin bütün ayrıntılarını içeren bir kurumsal hafızaya sahip. Neler olup bittiğini, yol kazalarını, problemleri onlar biliyorlar ve hep not alıyorlar, bir kenara yazıyorlar. Aralık 2016’da yayımlanan anket, hizmet ticaretinin önündeki engellere odaklı. Şimdi ben 3 soruya takıldım doğrusu. Sorular ve grafikleri yanda. Siz de bakın. Önce soruyorlar ankete katılanlara: “Gümrük Birliği hizmet sektörüne doğru genişletilsin mi?” diye, yüzde 65,8’i “Evet” diyor. Hizmet sektöründen gelenler de “Evet” oranı yüzde 71,1’i buluyor. İkinci olarak, soruyorlar “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinde bilgiye erişebiliyor musunuz?” diye, ankete katılanların yüzde 56,6’sı bu kez “Hayır” diyor. Hizmet sektöründen ankete katılanlar da bu oran yüzde 63,5’e kadar çıkıyor.

http://www.tepav.org.tr/tr/blog/s/5807

Scroll to top