AP seçimleriyle AB, istediğini alabildi mi?

20

Cemal Akay

Diğer ülkelerde olduğu gibi, Güney Kıbrıs’ta da Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) 6 sandalye için geçen pazar günü seçimler vardı. Kıbrıs’ın sandalye hakkı 6 olup, ortak cumhuriyette, bu sandalyelerin 4’ü Rumlara, 2’si de Kıbrıslı Türklere ayrılmıştı… Ancak ENOSİS ihtirası yüzünden ortak cumhuriyetin yıkılması ve Kıbrıslı Türklerin silah zoruyla ortaklıktan atılması son 2 sandalye yıllarca boş kaldı. Sonraları Rum tarafı tümüne el koydu.
Şimdi doğalgazda olduğu gibi!

Her neyse; geçen günkü seçimde, AKEL’in adayları arasında bulunan Kıbrıslı Türk Niyazi Kızılyürek de ipi göğüslemeyi başardı ve seçimi kazandı. Tarih profesörü, akademisyen ve araştırmacı­yazar Niyazi Kızılyürek’i tebrik ederken, yalnız Rumlardan değil, Türklerden de önemli oranda oy aldığını vurgulamak gerek.

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde 641 bin 181 seçmenden 288 bin 483’ü (yüzde 45) oy kullanırken, 81 bin 600 Kıbrıslı Türk seçmenden de 5 bin 604 kişi Güneye geçerek oy kullandı. Şener Levent’in öncülüğündeki ‘Yasemin Hareketi’ yüzde 1.7 oy alarak seçimi kaybetti. Toplam 72 adayın yarıştığı seçimde Avrupa Parlamentosu’na DİSİ ve AKEL 2’şer, DİKO ve EDEK ise milletvekili gönderdi.
Niyazi Kızılyürek’e başta bazı CTP’liler olmak üzere; BKP ve YKP’liler açıktan destek verdi ve oyları yönlendirdiler. Hatta BKP ve YKP seçim arifesinde açıktan çağrıda bulunmuştu…
Niyazı Kızılyürek de, benimsemediği ve tanımadığı KKTC’de iyi propaganda yaptı doğrusu… Hatta bir zamanlar mücahidin sesi olan, ancak şimdilerde ne olduğu belirsiz BRT’de de!
Bu konuda fazla konuşmaya gerek yok. Sorumuz Avrupa Birliği’ne… Ortaya çıkan tablodan memnun olabildi mi, yoksa? O Avrupa Birliği ki, Güney Kıbrıs’a deveyi, Kuzey Kıbrıs’a da kulağını veriyor. Güney Kıbrıs’a kaç milyon Euro akıttığı geçen gün açıklanmıştı… AB’nin esas amacı, Rum Yönetimi ile kafa kafaya vererek, Kıbrıs Türk halkını illa ki, Rum egemenliğindeki ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ne bağlamak, yamalamaktır.
Günahlarını böyle kapatabileceği inancındadır. Çünkü Kıbrıslı Türklere çok büyük haksızlıklarda bulundu. Hala da bulunmaktadır. Çağdışı ve insanlığa sığmayan ambargolar ve izolasyon bunun örneği değil midir?

Annan Planı’nın hazırlanmasında önemli rolü olduğunu bildiğimiz AB, Kıbrıslı Türklerin ‘evet’ oyuna da ihanet etti ve verdiği sözleri tutmadı. Aksine ‘hayır’ diyen Rum tarafını
cezalandıracağına, üyelikle ödüllendirdi ve ekonomik, sosyal, kültürel ve sportif ambargoları da kaldırmadı. Bu konuda cesaret gösteremedi. Nedeni gayet basittir. Kıbrıslı Türklerin, azınlık statüsüyle Rumların kontrol ve denetimindeki devlete tabi olmaları, zaman içinde de eriyip gitmelerini istemektedirler.

AB, Rum Yönetiminin arzuları dışında adım atma cesaretini gösterememektedir. İşte bu nedenlerden dolayı geçen günkü AP seçimlerine yaklaşımından AB’nin dersler çıkarması gerektiğine inanıyoruz. Ancak bu güne kadar çıkarmadığı gibi, bundan sonra da çıkaracağını tahmin etmiyoruz. Esasen Niyazi Kızılyürek’in seçim öncesinde “seçildiğim takdirde ben Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıslı Türkleri temsil edecek değilim” yaptığı açıklama da hatırlardadır.

Sonuç olarak, oy hakkına sahip Kıbrıslı Türklerin bu seçime pek rağbet etmemesi, AB’nin ayrımcılığına verilen en güzel yanıt oldu.

https://www.kibrisgazetesi.com/ap-secimleriyle-ab-istedigini-alabildi-mi-makale,8311.html