Kıbrıslı Rumlar KKTC’deki  “tazminat komitesi” verimsizliği nedeniyle Strazburg’a başvuruyorlar Reviewed by Momizat on . Magosa ve Girne'den gayrimenkul mal sahipleri Kıbrıslı Rumlar, KKTC'deki "emlak komisyonun" verimsizliği ve "askeri bölgelerde" yetkisi olmaması nedeniyle Avrup Magosa ve Girne'den gayrimenkul mal sahipleri Kıbrıslı Rumlar, KKTC'deki "emlak komisyonun" verimsizliği ve "askeri bölgelerde" yetkisi olmaması nedeniyle Avrup Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Haberler » Kıbrıslı Rumlar KKTC’deki  “tazminat komitesi” verimsizliği nedeniyle Strazburg’a başvuruyorlar

Kıbrıslı Rumlar KKTC’deki  “tazminat komitesi” verimsizliği nedeniyle Strazburg’a başvuruyorlar

Magosa ve Girne’den gayrimenkul mal sahipleri Kıbrıslı Rumlar, KKTC’deki “emlak komisyonun” verimsizliği ve “askeri bölgelerde” yetkisi olmaması nedeniyle Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesine baş vuruyorlar.

KKTC’deki gayrimenkullerin sahipleri tarafından bireysel önlemlerle ilgili olarak 5 ile 7 Haziran’da gerçekleştirilecek Bakanlar Komitesi tartışması ışığında Avukat Achilleas Dimitriades Strasburg’a gönderdiği mektuplarla, Kıbrıslı Rumlar sahip oldukları gayrimenkullerde kullanım ve yerleşim haklarını kaybetmelerinden dolayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından verilen tazmin cezalarının ödenmesini istiyorlar.

KHA’ya konuşan Dimitriades bu hareket için ana tartışmanın İoannou davasında, tazminat komitesinin verimsizliği ve KKTC’nin kontrol altında olması konusunda AİHM tarafından alınan son karardan kaynaklandığını belirtti.

Bu dilekçe için başvuranların Diogenous-Tserotes ve Demades, ayrıca Rock Ruby oteli sahipleri olduğunu, taşınmaz malların Girne’de askeri olarak nitelendirilen bölgede bulunduğu açıklandı. Ayrıca, Haciprokopiou ve Ksenidi-Aresti de Mağusa’nın kapalı bölgesinde bulunan malları için Bakanlar Komisyona başvuruyorlar.

Mektuplarda “mal sahiplerinin sonuç verici olamadığı için işgal bölgesindeki “emlak komisyonuna” başvurmak istemedikleri” belirtilmektedir. Aynı zamanda, mülk kullanım kaybından dolayı konulan tazminatın da Ankara tarafından henüz ödenmediği bu nedenle başvuranların “tazminatların ödenmesi konusunda Bakanlar Komisyonuna güvendikleri” vurgulanmaktadır.

Son olarak, bireysel önlemlerin bir parçası olarak Türkiye’nin, mallarını kullanmaları ve erişimine izin vermesi yönünde başvuranların beklentileri dile getirilmektedir.

Başvuranların avukatı gönderdiği mektuplarda “emlak komisyonun” askeri bölgelerde bulunan malları yönetme yetkisini sahip olmadığını belirterek “komisyona” başvuruların sonuçsuz olacağına vurgu yaptı.

Dimitriades “komisyonun” verimsizliğinin en iyi kanıtının İoannou davası olduğunu, ihlal edildiğini, Türkler bunu kabul etmelerine rağmen itiraz etmediklerini söyledi.

Dimitrades “madem Mağus kapalı kenti veya Girne’deki asker kontrolü altındaki bölgelerde yetkisi yok “emlak komisyonuna” başvurmamız için bir neden yok” diye konuştu.

Aralık 2017’de AİHM tarafından “emlak komisyonun” çalışmalarının uzun süreli ve etkisiz” olduğu konusunda haklı çıkarılan Andriani İoannou davasıyla ilgili olarak Dimitriades Bakanlar Komisyonuna ayrı bir mektup göndererek Ankara’nın tazminatı henüz ödemediğini, katalizör tarihin 12 Haziran’da sona erdiği ve Ankara’nın ihlalin düzeltilmesi için henüz gerekli eylem planını sunmadığını hatırlattı.

Dimitriades son olarak Bakanlar Konseyine “Türkiye’ye karşı Lordos ve diğerleri” davasında AİHM’nin toplam 20.830.000 milyon avro tazminat öngördüğünü anımsattı. 2012 yılındaki duruşma sırasında başvuranların avukatı, Türkiye’nin genel olarak kararı uygulamayı reddetmesi nedeniyle tazminat dışında yılda belli bir miktar daha ödenmesini istemişti.

Mahkeme o zaman “bu aşamada Türkiye’nin kararı uygulayacağı konusunda tahmin yürütmek için henüz erken olduğuna” karar vermişti. Avukat şimdi Bakanlar Konseyinden bireysel önlem olarak aradan geçen altı yıl için tazminat ödenmesini istiyor.

Scroll to top