Rum Dışişleri Bakanı Kasoulides: Dini yerlere girme hakkı siyasi amaçlar için kullanılmamalı. Başpiskopos Chrysostomos:Kuzey Kıbrıs’ta kiliseler,mezarlıkları tahrip etme ve yağmalamada benzersiz, acımasız ve zalim olundu Reviewed by Momizat on . Rum Dışişleri Bakanı Ioannis Kasoulides, ibadet için dini yerlere erişim hakkının siyasi amaçlar için kullanılması hakkında konuştu; bunun gerçekten diyaloğa ya Rum Dışişleri Bakanı Ioannis Kasoulides, ibadet için dini yerlere erişim hakkının siyasi amaçlar için kullanılması hakkında konuştu; bunun gerçekten diyaloğa ya Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Rum Dışişleri Bakanı Kasoulides: Dini yerlere girme hakkı siyasi amaçlar için kullanılmamalı. Başpiskopos Chrysostomos:Kuzey Kıbrıs’ta kiliseler,mezarlıkları tahrip etme ve yağmalamada benzersiz, acımasız ve zalim olundu

Rum Dışişleri Bakanı Kasoulides: Dini yerlere girme hakkı siyasi amaçlar için kullanılmamalı. Başpiskopos Chrysostomos:Kuzey Kıbrıs’ta kiliseler,mezarlıkları tahrip etme ve yağmalamada benzersiz, acımasız ve zalim olundu

Rum Dışişleri Bakanı Ioannis Kasoulides, ibadet için dini yerlere erişim hakkının siyasi amaçlar için kullanılması hakkında konuştu; bunun gerçekten diyaloğa yardımcı olmadığını ve bölünmenin pekişmesine neden olduğunu belirtti.

Kasoulides geçtiğimiz perşembe günü aralarında Suriye, Sırbistan, Kıbrıs, Belçika ve Avustralya’nın da bulunduğun 15 değişik ülkeden 40 heyetin katıldığı ‘Avrupa ve Ortadoğu’da İbadet Yerleri ve Kutsal Yerler: Ulusal ve Uluslararası Yasalar altında Koruma ve Statü’ konulu Avrupa Kiliseleri Konferansı’ın resmi açılışında konuştu.

Anlaşmazlıklarda ibadet yerleriyle kutsal yerlere erişmenin politikleştirilmesinden söz eden Kasoulides, “Bu hızla halletmemiz gereken bir konudur. Kıbrıslı Rumlar kuzeydeki işgalcilerden köylerindeki kiliselerden koruyucu aziz günlerinde, Paskalya’da ve Noel’de ayin düzenlemeyi talep ediyorlar” dedi.

Dışişleri Bakanı konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kuzey Kıbrıs yönetiminin siyasi ruh haliyle onay oranının değişiklik göstermesi üzücüdür.”

“2016’da köy meclislerinden yapılan yaklaşık 80 ve %60 oranında başvuru hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedilmiştir.”

“2015’te de oran buna benzerdi. Bu iyi değildir.”

“Öte yandan Kıbrıs Cumhuriyeti Kıbrıslı Türklerin Larnaka’daki Hala Sultan Tekkesi’ne gitmelerine saygı göstermektedir.”

“İbadet için dini yerlere erişim hakkının siyasi amaçlar için kullanılması gerçekten diyaloğa yardımcı olmaz ve bölünmenin pekişmesine neden olur. Bu siyasi amaçlar için kullanılmamalıdır.”

Kıbrıs Dışişleri Bakanı Konferanstaki konuşmasında, geçen Mayıs’ta, Kıbrıs’ın Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi başkanlığını yürüttüğü dönemde kabul edilen Lefkoşa Anlaşması ve Kıbrıs’ın üstlendiği kültürel mirasın uluslararası düzeyde korunmasının teşvik edilmesi girişimi hakkında da bilgi verdi.

Kasoulides, “Bu kültürel varlıkların  ticaretinin suç olarak kabul edildiği tek uluslararası anlaşmadır” dedi.

Kıbrıs Kilisesi’nin, adanın 1974’ten sonra kiliselerden çalınan tüm mozaik ve freskler dâhil dini eserleri ülkeye geri getirmek için olağanüstü zaman harcamasının takdir edildiğini söyledi.

Neapolis Piskoposu Porphyrios da konferansta yaptığı konuşmada, Kıbrıs Kilisesi’nin Avrupa Birliği Temsilciliği’nin söz konusu satıcılar ve tüccarlara karşı bire bir yasal mücadele verdiğini ve “Umarım bu Anlaşma, diğer toplumlara Kıbrıslı Rumların yaşadıklarını yaşatmamada yardımcı olur” şeklinde konuştu.

Kıbrıs Başpiskoposu Chrysostomos da konuşmasında, Kıbrıs’taki dini çoğulculuğa değindi; 1974 yılına kadar ‘bir arada barış ve dostluk içinde, karma köy ve kasabalarda, herkesin kendi Tanrı’sına dua ederek yaşadığını anlattı.

Başpiskopos şöyle devam etti:

“Hiçbir tartışma, anlaşmazlık veya sorun olmamıştır. Bugün Güney Kıbrıs’ta da  durum değişmemiştir, aynıdır.”

“Ancak üzülerek söylemeliyiz ki, maalesef adanın  kuzeyinde 43 yıldan beri dini özgürlüklere saygı gösterilmemekte veya bu saygı uygulanmamaktadır.”

“Türk güçleri ve Türkiye tarafından desteklenen rejim, Kıbrıs’ın kuzey bölgesinde Hristiyan toplumunun varlığını ve yaşadığını ispat edecek dini yerlerimizi, anıtlarımızı, kiliselerimizi ve manastırlarımızı, mihraplarımızı, saygı duyduğumuz şeyleri ve hatta mezarlıklarımızı tahrip etme ve yağmalamada benzersiz, acımasız ve zalim olmuşlardır.”

“Kıbrıs Kilisesi için yıllardan beri devam eden konu, zamanın yıkımına terk edilmiş, kirletilmiş 500’ü aşkın kilisenin korunması, restore edilmesi, faaliyete geçmesi, kullanılması ve bu kiliselere gidilmesi haklarına saygı gösterilmesidir.”

Avrupa Kiliseleri Konferansı İnsan Hakları Genel Müdürlük Sekreteri Elizabeta Kitanovic, bulgulara bağlı olarak hedefin Avrupa Kiliselerinin bu konuda Avrupa kurumlarında, özellikle 2018’in Kültürel Miras Avrupa YIlı olması dolayısıyla bir girişim başlatabilmek için yeterli malzemesi olup olmadığını görmek olduğunu belirtti.

Kha

Scroll to top