Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komitesi Başkanı McAllister: Türkiye’ye daha fazla fasıl açılması ‘hiçbir anlam ifade etmiyor’ Reviewed by Momizat on . Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komitesi Başkanı (AFET) ve Avrupa Halk Partisi Başkan Yardımcısı David McAllister, Türkiye kötüleşmeye devam ettiği sürece AB müza Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komitesi Başkanı (AFET) ve Avrupa Halk Partisi Başkan Yardımcısı David McAllister, Türkiye kötüleşmeye devam ettiği sürece AB müza Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komitesi Başkanı McAllister: Türkiye’ye daha fazla fasıl açılması ‘hiçbir anlam ifade etmiyor’

Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komitesi Başkanı McAllister: Türkiye’ye daha fazla fasıl açılması ‘hiçbir anlam ifade etmiyor’

Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komitesi Başkanı (AFET) ve Avrupa Halk Partisi Başkan Yardımcısı David McAllister, Türkiye kötüleşmeye devam ettiği sürece AB müzakere sürecinde daha fazla fasıl açılmasının hiçbir anlam ifade etmeyeceğine dikkat çekti.

Almanya Başbakanı Angela Merkel’e yakınlığıyla bilinen Alman Milletvekili McAllister, Türkiye’deki durumdan endişe duyduğunu, ancak Ankara’yla diyaloğun korunması gerektiğini belirtti.

Adada kilit rol oynayan kişilerle bir dizi görüşmeler yaptıktan sonra ziyaretini tamamlayan McAllister, Kıbrıs Haber Ajansı’na (KHA) konuştu; son iki yıldan beri elde ettikleri ilerlemeyi, Kıbrıs’ta liderlerin kapsamlı ve uygulanabilir bir çözüme ulaşmaya çalışırken bütün kalan konular üzerinde çabalarını sürdürmeleri gerektiğini vurguladı. .

Berlin ve Brüksel’e götürmek üzere ne mesajlar aldığı sorusuna David McAllister, Kıbrıs’ta müzakereler önemli bir aşamaya girerken sürece uluslararası ve Avrupa’nın desteğinin ‘büyük memnuniyetle’ karşılanacağını söyledi.

Üç ay önce Avrupa Parlamentosu Komite Başkanlığı’nı Alman Elmar Brok’tan devralan McAllister, iki aylık bir aradan sonra Kıbrıs’ta çözüm müzakerelerinin başlamasından memnun olduğunu, elde edilen ivmenin korunması gerektiğini kaydetti.

Türkiye’nin Türk vatandaşlarına dört AB özgürlüğü verilmesi talebiyle ilgili soruya, buna ancak tam ayrıntılar bilindiği zaman yanıt verilebileceğini ifade eden McAllister, Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesindeki haklarıyla ilgili soruya daha açık yanıt verdi.

Enerji devleri ExxonMobil, Total ve ENI’nin Kıbrıs hükümetiyle sondaj anlaşmaları imzalamasından sonra Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın yayımladığı uyarıyı yorumlaması istenen David McAllister, üye ülkelerin kara, deniz ve hava egemenlik haklarına saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.

McAllister’e göre, AB üyesi ülkelerin iki taraflı anlaşmalara girme, BM Deniz Hukuku Anlaşması dâhil AB müktesebatı ve uluslararası hukuka uygun doğal kaynaklar araştırma ve sondaj yapma hakkı dâhil egemenlik hakları bulunduğunu hatırlattı.

Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’de ‘Avrupa’nın istikrar ayağı’ olduğunu, AB’nin enerji güvenliğinin artırılmasında önemli bir rolü bulunduğunu ifade eden David McAllister, özellikle geçen yılki başarısız darbe girişiminden sonra Türkiye’nin rolü konusunda aynı iyimserlikte olmadığını belirtti.

“Ülkede, medya özgürlüğü, muhalefetin hakları, hukukun üstünlüğüyle ilgili durumun kötüleşmesinden endişe duyuyorum” diyen McAllister, geçen yıl Avrupa Parlamentosu’nun Ankara’yla devam eden müzakere görüşmelerinin büyük çoğunlukla dondurulmasını öngören bir oylama yapıldığına işaret etti.

“Türkiye’de durumun kötüleşmesi, daha fazla fasıl açılmasını anlamsız hale getirmektedir. Ancak buna Avrupa Parlamentosu değil üye ülkeler karar verir” şeklinde konuşan David McAllister, Türkiye’nin referandum kampanyası, Almanya ve Hollanda’ya yöneltilen ‘Nazi’ suçlamalarıyla Ankara’nın Batı Avrupa ülkeleriyle ilişkilerinde patlak veren gerginlik konusunda da, “Bunlar tamamen kabul edilmez şeylerdir ve kesinlikle reddedilmiştir” dedi.

Alman politikacı, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin bir komşusu ve ticaret ortağı kaldığı sürece her düzeyde diyaloğun çok önemli olduğuna inandığını, ancak demokrasi, hukukun üstünlüğü ve ifade özgürlüğü gibi Avrupa değerleri konusunda da kendilerinin açık olmaları gerektiğini kaydetti.

Avrupa Birliği’nin geleceği konusunda bir soruyu da yanıtlayan McAllister, bütün üye ülkelere tek piyasa kuralları uygulanması gerekirken Roma Anlaşmaları’nın yıldönümü öncesinde, geçen ay Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker tarafından sunulan seçeneklerden biri olan çok vitesli senaryonun, bazı alanlarda daha yakın işbirliği arzu eden üye ülkeler için uygun olabileceğine dikkat çekti.

Avrupa Birliği’nin Alman kurallarına göre hareket ettiği ve gelecekte Güney Avrupa ülkeleri için daha az dayanışma olacağı görüşünü kabul etmeyen David McAllister, birleşik bir Avrupa’nın daha fazla dayanışma ve istikrar anlamına geldiğini vurguladı; ‘Bir Alman Avrupa’sına değil Avrupalı bir Almanya’ya güçlü biçimde inanmaktayım” dedi.

KHA’nın Yunanistan’daki kurtarma müzakereleriyle ilgili sorusunu da yanıtlayan McAllister, sürecin doğru yolda olduğunu ancak daha yapılması gereken işler bulunduğunu, Yunanistan’ın mali gereksinimlerini yerine getirebilmesi için finans piyasalarına erişimini yeniden kazanması, Atina’nın bunun için sürdürülebilir bir yolda gerekli reformları uygulaması gerektiğini söyledi.

Son olarak Almanya’nın Eylül 2017’deki seçimleriyle ilgili soruya David McAllister, Angela Merkel’in dördüncü kez kazanacağının hemen hemen kesin olduğunu belirtti, “Başbakan, uluslararası deneyimiyle büyük bir liderdir” şeklinde konuştu, Almanya’nın bu zor zamanlarda rehber olabilecek istikrarlı ve aktif bir hükümete ihtiyacı olduğunu belirtti.

McAllister, Konrad-Adenauer-Stiftung diyalog programı çerçevesinde Kıbrıs’ı ziyaret etti, Dışişleri Bakanı Ioannis Kasoulides, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ve Demokratik Seferberlik Partisi Başkanı Averof Neophytou ile görüştü.

Scroll to top