ABHaber-Analiz:Kıbrıs’ta bu şartlarda çözüm olmayacak…Kıbrıslı Türkler başlarının çaresine acilen bakmalı Reviewed by Momizat on . Zaman hızla akıp gidiyor.Yarım asırı geçen Kıbrıs sorununa çözüm bulma müzakerelerinde taraflar bir türlü sonuca ulaşamıyor.Aslına konuşmadık müzakere edilmedik Zaman hızla akıp gidiyor.Yarım asırı geçen Kıbrıs sorununa çözüm bulma müzakerelerinde taraflar bir türlü sonuca ulaşamıyor.Aslına konuşmadık müzakere edilmedik Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Yorum Analiz » ABHaber-Analiz:Kıbrıs’ta bu şartlarda çözüm olmayacak…Kıbrıslı Türkler başlarının çaresine acilen bakmalı

ABHaber-Analiz:Kıbrıs’ta bu şartlarda çözüm olmayacak…Kıbrıslı Türkler başlarının çaresine acilen bakmalı

Zaman hızla akıp gidiyor.Yarım asırı geçen Kıbrıs sorununa çözüm bulma müzakerelerinde taraflar bir türlü sonuca ulaşamıyor.Aslına konuşmadık müzakere edilmedik de hiç bir şey kalmadı.Ama hala taraflar müzakere masasında.Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı müzakerelerden umudumuz var derken Rum tarafıda süreci zamana yaymaya devam ediyor.Şunuda söylemeden geçmeyelim BM bugüne kadar Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasına katkı sağlayamadı.Tam tersine çözümsüzlüğün bir parçası oldu.

Kıbrıs sorununda içinde bulunulan durum sanki,”bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa,gerçeği söyleyenlerden o kadar nefret eder.”cümlesini hatırlatıyor.

İlk önce barıştan bahsederken Rum tarafındaki eğitim sistemine göz atmakta fayda var.Barış için her iki toplum da ‘düşmanlık duyguları aşılamaktan’ geri durmalıydı.İşte bu çerçevede KKTC 2.Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın karşılıklı tarih (ders) kitaplarından önyargıların çıkarılması teklifi Rumlar tarafından reddedilmişti.Zamanın dışişleri bakanı Yaşar Yakış’ta,Yunanistan’a aynı öneriyi götürmüştü.Oda ret cevabını almıştı.Barış yapmak istiyorsanız ilk önce önyargıları nefret içerebilecek söylemleri  tarih (ders) kitaplarından çıkarmanız gerekiyor.Tüm bu gelişmeler bir yana iki toplumun kullandığı cep telefonlarında dahi uzlaşı sağlanamadı.Rum tarafı cep telefonlarında olduğu gibi, araç sigortaları konusunda dahi tek bir adım atmadı.Herşey çok açık ve net.Bu ortamda barış nasıl tesis edilecek?

Sevgili ABHaber okurları,Annan planı çerçevesinde aslında hem Türkiye hemde Kıbrıslı Türkler çok büyük hatalar yaptı.Ele geçen önemli fırsatlar kullanılmadı.Bu ayrı tartışma konusu.Annan planı sonrası tekrar başlayan müzakerelerde Talat-Hristofyas görüşmeleri sonucunda ortaya çıkan tablo aslında Rumların çözüme hazır olmadığının çok net bir göstergesiydi.

Bu çerçevede Kıbrıslı Türkler çözüme ulaşmak için tüm enerjilerini ortaya koyarken Rumlarda masada çözüm istiyoruz diye zamana oynuyor.Zaten Rumları çözüme götürecek bir ortamda yok.Çözüm için zamanın ruhuda ayrıca uygun değil.Zorla güzellik olmaz.Hayat akıp gidiyor.Anastasiadis, Türkiye’nin Anayasa referandumundan önce sürece gerekli katkıyı koyamayacağını düşünüyor.Anlamı ise müzakerelerin ilkbahar sonrasına bırakılması.Daha sonra yaz tatili…vs.

Gelinen noktada Rumlar müzakere masasında zamana oynayıp olası çözümsüzlüğü Türklerin üstüne yıkmaya çalışırken Kıbrıslı Türklerde bir şekilde çözüme ulaşmak için her türlü (tüm enerjisini…) çabayı gösteriyor.Kıbrıslı Türklerin çözüm istemesiyle bu işlerin olmadığının artık anlaşılması gerek.

Evet sevgili ABHaber okurları Anastasiadis-Akıncı görüşmesinin başında bu işten bir sonuç alınamayacağını,müzakere masasında ona göre hareket edilmeli görüşünü ortaya koymuştuk.Anastasiadis, müzakere masasına takvim ve zaman sınırlamasını kabul etmeyen uçu açık müzakereler anlayışıyla oturmuştu.Böyle müzakere süreci mi olur? En son 7 Kasım 2016’da ”ABHaber olarak Mont Pelerin’den çıkacak sonucu büyük oranda tahmin edebiliyoruz.Bunu kamuoyuna açıklarsak şık olmaz.” demiştik.

Ama artık zamanı geldi.Bu mevcut koşullarda çözüm olmayacak.Çözüm istiyoruz diye bir ‘TİYATRO’ oynanıyor.Kıbrıslı Türkler çözüm için gerçekten çok çaba harcadı.Tüm enerjilerini bu işe harcadı.Rumlar adanın yönetimini paylaşmaya hazır değil.Talat,Eroğlu,Akıncı çözüm istedi.Ancak sizin çözüm istemenizin tek başına yeterli olmadığı artık anlaşılmalı.Müzakereler Avrupa Parlamentosu Kıbrıslı Türkler ile Yüksek Seviyede Temas Grubu işine döndü.Söyleyecek o kadar çok şey varki.

Anastasiadis, müzakerelerde daha önce Denktaş ile masada izlenen stratejiyi izliyor.Açalım bu konuyu Rum tarafı  masada güvenlik ve garantiler meselesini sürekli gündeme getirerek Türkiye ve Kıbrıslı Türklerin bu bağlamda AB kurallarına uymadığını,AB üyesi bir ülkede yabancı askerlere ve garantilere gerek yok görüşünü ortaya koyuyor.Bu konuda AB’de Anastasiadis’e destek veriyor.Rumlar,Kıbrıs Türk tarafı garantiler ve Türk askeri konusunu reddetdiği için çözüm olmadı propagandasına yatırım yapıyor.Rumlar sadece garantiler ve Türk askerinin çekilmesine değil.Siyasi eşitliğe daha açık bir ifadeyle güç paylaşıma da karşılar.Ayrıca Güzelyurt ve Karpaz’ın verilmesini istiyor.

Rumlar, Türkiye ve Kıbrıslı Türkler garantiler ve Türk askerinin adadan çekilmesine karşı olduğu için çözüm olmadı algısını oluşturuyorlar.Kardak krizide Kıbrıs müzakereleriyle bir şekilde bağlantılı.Rumlar Kuzey Kıbrıs’a doğal gaz araştırma gemisi göndererek tansiyonu yüksetebilir.Veya başka bir gerginlik yaratılabilir.Hatta tek taraflı müzakere sürecini olumsuz etkileyecek karar alınabilir.Oynanan oyun belli.Yeri gelmişken söyleyelim.Bizce Anasatasadis yani DİSİ partisi 2004’de Annan planına evet demedi.DİSİ’nin ‘evet’i bir taktikti.

Evet Kıbrıslı Türklerin hayatın gerçeklerine dönmesi için zaman geldi ve geçiyor.Bir an önce Kıbrıslı Türkler kendi ayaklarının üstünde durmak için harekete geçmesi lazım.Ekonominin güçlendirilmesi doğrudan uçuşlar,turizm, eğitim…vs  sektörlerin geliştirilmesi için çalışılmalı.Kıbrıslı Türkler tüm enerjilerini güçlü bir ekonomi oluşturmaya harcamaları lazım.Ölümden başka herşeyin çözümü var.Yeterki isteyin.Ara formüller bulunmalı,yaratıcı öneriler geliştirilerek KKTC’nin önünün açılmasına artık odaklanılmalı.

Kıbrıslı Türkler bunları yaparken müzakere masasından ise hiç bir zaman kalkmamalı.Müzakerlere devam etmeli.Bakın Rumlar Güney Kıbrıs’a yatırım yapanlara çok kolay vatandaşlık ve vize veriyor.Doğalgaz yatakları için ihaleye çıkıyor….vs.Rumlar müzakere masasında bulunurken diğer yandan da ekonomilerini güçlendirmeye çalışıyor.

Artık aynısını Türklerin yapması lazım.Yok beşli konferans, yok Mont Pelerin,yok Cenevre …vs.Bunlar zaman kaybı.Masada kalın Cenevre’ye,Mont Pelerin’e gidin ama diğer yandan tüm enerjinizi (ihracat,üretimin artırılması,eğitim,doğrudan uçuş,daha fazla turist getirilmesi…vs) ekonominizi kalkındırmaya harcayın.

Kıbrıs’taki müzakereler Türkiye’nin AB ile vize müzakerelerine dönmüş durumda.Haklıyken haksız duruma düşülmeye doğru gidiliyor.Bunlara gerek yok.Cumhurbaşkanı Akıncı ve ekibi bir an önce KKTC’deki siyasi ve sivil toplum örgütlerini biraraya getirerek yeni bir ekonomik hamle başlatılması için çalışmalı.Bir yandan da müzakerelere devam edilmeli ve masadan kalkılmamalı.Ama tüm enerjinizi müzakere masasına vermemeniz gerekiyor.2004  sonrası aradan 13 yıl geçmiş hala daha çözüme hazır olmayan Rum tarafını bekleyerek zaman kaybetmenin ise bir anlamı yok.

Yeri gelmişken şunuda söyleyelim.Anastasiadis’in tüm önerilerini Akıncı’nın dahada ileri gidelim Türk tarafının kabul ettiğini varsayalım.Bu anlaşma işlemez.Çünkü Kıbrıslı Türkler 1974 sonrası ister beğinin ister beğenmeyin ne derseniz deyin kendi yönetimlerini kurdu.Kıbrıslı Türkleri bu aşamadan sonra azınlık statüsünde yönetmek artık imkansız oldu.O açıdan olası bir çözümde adanın yönetimi paylaşılmazsa büyük sorunlar ortaya çıkar.Tam anlamıyla kaos olur.

Kıbrıs’ta çözüm her iki taraf içinde olmazsa olmazdır.Ama çözüme bir taraf hazır değilse vakit kaybetmeden başınızın çaresine bakmanız gerekiyor.Temennimiz Akıncı ve Anastasiadis arasında bir an önce çözüme ulaşılması.

Bol güneşli günler ve iyi hafta sonları dileğiyle.

Scroll to top